Ortaya Karışık

Her telden, her demden hikayeler, yazılar

23 Temmuz 2010 Cuma

Veda esintisi

Sevgisizliğimin ve haksızlığımın birleştiği köşede dikilmiş, sigaramın dumanını gökyüzüne savurmaktayım. Ayaklarım çöplerin arasında gezinip duruyor. Sigaramın ateşi ortalığı yararken, kirlenmişlik ta içlerime kadar uzanmış… Bir süre daha ayakta kaldıktan sonra köşe başına çömelip, eski bir gazete parçasına sardığım ucuz şarabın dibini görmek istercesine yudumları yuvarlıyorum peşi sıra midemin derinliklerine doğru… Yabancılaşıyorum kendime, duyulmaz melodiler eşliğinde. Yeşerttiğim sevgimin dumanlara binip gittiğini görüyorum, yamalı çuvaldan ibaret yaşantımda. Sıfırlamak isterdim yaşantımı, kilometre taşlarını üçer üçer geçerken. Düz cümleler kurmak isterdim, tutkumun büyüklüğü karşısında… Telefon kablolarının içine girip, sesimle aynı anda yanında olmak isterdim. Gecenin şu saatlerinde… Kirli yudumları ucuzluk içerinde yuvarlamaya devam ediyorum. Alevlerin maviliği sarıyor içimi. Yanmak istiyorum, ruhumun kaynayan ateşinde… Uçmak istiyorum, gökyüzünün kızıllığına… Kazımak istiyorum tutkumu, benliğime… Ellerim tutmuyor. Çekiç ve murç düşüyor, ellerimden birer birer. Beynimin koridorlarında, derinliklerinde kayboluyorlar, teker teker… Düşüncelerim, duygularım, sevgim peşlerinden sürükleniyor. Takip ediyorum hayallerimle, koridorlarda. Sağa sola bakıyorum, köşe bucak arıyorum, kaybettiklerimi. Aman tanrım. Kaybolmuşlar. Gözlerimi sımsıkı canım yanasıya kadar yumuyorum. Canım çok yanıyor. Gözyaşlarım şarap şişesinin dibinde kaybolmuşlar. Açıyorum gözlerimi, karanlık bir oda. Güneşin içinde kapkaranlık bir odada hapsolmuşum. Kendi kendime tutsak eden zincirler canımı acıtıyorlar. Çığlıklarım ayak parmak uçlarından kemirmeye başlamışlar, beni. Anlamıyorum, suçum günahım ne diye. Yıldızsı saçlarını arıyorum, parmaklarımın arasındaki korlarda. Yazdığım öykülerinde arıyorum, kaybolmuşluğumu, gölün karşısında beklerken. Her şey buraya kadarmış diye düşünüyorum. Durma zamanı. Kontağı kapatma zamanı. İçimde son kalan bir tutam güçle yaşamın durma noktasındaki mutluluğu yaşamayı düşünüyorum. 

İşte buraya kadar. 

Son

Haziran 1994 - 


Yazan: Osman H. ARSLAN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Adbox