Ortaya Karışık

Her telden, her demden hikayeler, yazılar

3 Ağustos 2010 Salı

Beni en zayıf yerimden yakaladın

Kaldırımın tam ucunda yürüyordum, başımı öne eğmiş kimseyi görmeden. Birden nereden geldiğini görmediğim sadece sesini duyduğum o çıka geldi. Nereden gelmişti, yoksa direkt yolumun üstüne mi çıkmıştı? Evet, onu ben çağırdım, bilmeden fark etmeden. O an düşünemedim beni en zayıf yerimden yakalayacağını. Konuştuk konuştuk ama mesleği medyumluk değilmiş. Başımı kaldırdıp baktığımda karşımda sadece bir fotoğraf ve klavyeden çıkan seslerden başka bir şey yoktu. Aslında duyduğum onun sesi değil, klavyenin tuş seslernden başka bir şey değilmiş. Sadece ben canlandırmışım. Biraz kendimden bahsettim, o da kendisinden. Birkaç ortak noktamız varmış ama azınlıkta. O yakaladıkça ben bugüne kadar kendime sakladıklarımı bir bir döktüm kaldırımın üstüne. O yakaladı ben döktüm. Nasıl oldu da bir bir anlattım bir türlü anlayamadım. Olmuştu bir kere... Eğer çöpçü gelipte buraya dökmek yasak demeseydi belkide çok daha fazla şey dökülecekti ortalığa. Lan çöpçü ne olurdu sanki 10 dakika sonra gelseydin. Beni yanlış tanımaması için en azından bir iki cümle daha edebilseydim. Ulan çöpçü sende diğerleri gibi gidip ağacın gölgesinde biraz otursaydın ya. Nasıl olsa benden sonra da birileri gelip, sigara izmariti atacaklar, çekirdek çitleyecekler, dökecek birşeyler bulacaklardı nasıl olsa... Toptan temizlik yapardın ve bir sefer yorulurdun. Neyse ki son anda onu tekrar nerede bulacağı mı söyledi de, çöpcü elmden kurtuldu. Ben hep burada olacağım. Görüşmek üzere, beni dinlediğin için teşekkür ederim. Bankacı Mine:)))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Adbox